22 Eylül 2007 Cumartesi

Bir İnsan Olarak; Erkek

Koşuşturmacayla geçiyor şu son bir kaç gün. Sıkılmış ve hatta bunalmışım. Okul kayıtlarının yenilenmesi, ders seçimleri, okulun tekrar başlayacak olması. Tembel hayatıma can katan kötü, pis şeyler.

Eskiyi özlüyorum sanırım, tut babanın elinden götür okula, bekle biraz hoop bitti. En büyük uğraş babayı okula götürmek. Telaş yok bir şey yok, kafa rahat. Ders seçmiyorsun hoca seçmiyorsun, her günün programı belli. Dünya kurmuş düzeni sadece üzerinde ileriliyosun. Ya şimdi?

Okul dendiği zaman bir sıkıntı basıyor artık. Okula gidiyorum, danışmanımı bulmam lazım. Hoş bir insan kendisi, güleryüzlü, hanım hanımcık 'ay ne şirin' bir insan. Kendimi kontrol etmeliyim;

Sümük kontrol, sorun yok
Ter kokusu kontrol, mis gibi parfüm ohh bi daha kontrol,
Saç şekli kontrol, lan ne süperim beee
Boxer kontrol, açarak değil düşün ne vardı heh siyah, sorun yok (her türlü sevişme ihtimaline karşı)
Ses tonu kontrol, ohh maşallah borozan gibi
Ayakkabı kiri kontrol, yanda biraz toz var, pantolana sil, tamam halledildi
Diş kontrol, inci gibi

Kısaca turp gibiyim.

Danışmanın katına doğru çıkıyorum, 3. katta olduğu için vücutta ufak bi nemlenme ama sorun değil bi kaç saniyede hallolur. Odadan içeriye bir göz atıyorum, oturmuş ekrana bakıyor, ya hakkaten çok şirin bi insan. Geçen seneden şimdiye biraz kilo almış, çok tatlı olmuş. Yerim seni diye geçiriyorum içimden ve bir meraba dışımdan. Ekranın büyüsünden uyanıp gözlerime bakıyor bir anlık afallamadan sonra karşılık veriyor. Sevinmiş olmalı gördüğüne, güzel güzel gülümsüyor.

Ve yine derslerle ilgili konularda konuşuyoruz biraz, sanki başka bişi konuşamayız diye geçiriyorum içimden, anladı sanki. Farklı bakmaya başlıyor bir anda, daha içten böyle gözlerimin içine doğru. Lan ne oluyoruz, ah ne güzel, of anam of diye aklımda geçirirken daha bi yakınlaşıyoruz sanki. Lan fantaziye bak diyorum içimden ama çaktırmak yok. Ya birbirimize yaklaşıyoruz ya da benden bir şeyler ona yaklaşıyor, net olarak anlamıyorum ama anafikir sabit; yakınlaşıyoruz. Gülüşmeler arasında ufak dokunuşlar ile mest olurken bünyem içimden beşiktaşın ilk 11'ini saymaya başlıyorum. Ama başka bir şey düşündüğümü sanmamalı, daha anlamlı daha yakından bakıyorum gözlerine. Vücut sıcaklığında hızlı bir yükselme var türevler kafayı yemiş durumda, oda sıcaklığına etki ediyorum sanırım, danışman da ufaktan 'off oda ne sıcak, aman üstüme rahat bir şeyler soyunayım' tavırlarına giriyor. Ön sevişme için oda sıcaklığı dahil her koşul tamam, mahremiyet bizi pek ilgilendirmiyor zaten oda kuytuda. Dokunuşlar okşamalara, okşamalar elleşmeye doğru akıyor. Ve bildiğin önsevişiyoruz. Lan olaya bak oy anam oy diye söylenirken içimden, nefes alışlarını duymak ve nefes sıcaklığında boğulmak oy anam oy kalbim nasıl da çırpınıyor. İçimde ve dışımda enginlere sığmayan gelişmeler görülürken danışman biraz daha yaklaşıyor. Bendeki değişiklikleri fark eden şirin, bana oyun oynayarak daha da üstüme geliyor. Sevişmeye başlayacağız birazdan ya koca kafada bir ampül yanıyor, ya biri gelirse. Ve kemiksiz organ, dilim, birden sorarak vücut veriyor kaygılara, danışman gelmez bu saatte kimseler diyor. Bana hava hoş valla derken bir yandan da kendimi fırçalıyorum, lan söylenecek laftı zaten, diyerek. Sekteye de uğrasa devam ediyoruz. Birden çoraplarım aklıma geliyor, böyle boydan boya 'adîdas' yazan pazardan alınmış ucuz çoraplar, lan ne bok yicez off rezilliğe bak diye geçiriyorum içimden ama beyin bir komut olarak algılıyor bunu ve vücutta önemli bir yumuşama gerçekleşiyor. Lan, lan diye hayıflanıyorum bi süre. Karar veriyorum o anda, çıkartmayacağım pantolonu. Bir anda tüm sıkılganlığı ve korkuyu üzerimden atarak hücuma kalkıyorum. Bu sefer ipler elimde, seni kevaşe diyorum fısıldamayla. Ve önsevişme faslını uzatma planı ile beşiktaş kadrosunu tekrar düşünmeye başlıyorum. Kaleden başlamalı insan ama kalecisi kimdi bunların diyorum. Baktım kadro gelmiyor aklıma, bildiğim erkek isimlerini sıralıyorum peşi sıra. Hissedilir bir etki ile son kullanma tarihini biraz daha uzatıyorum.

O sırada bir ses; 'Ömer' diye yineleniyor. Hatunun inlediğini sanarak bakıyorum, ama inleme değil. Sesleniyor bana birisi, lan ne oluyor? Aha, gözümdeki seks perdesi kalkıyor bir anda. Ben oturuyorum sandalyede, danışman karşımda oturmuş, boş gözlerle bakıyor ve beni kendime getirmeye çalışıyor. Dalmışım.

Hüzünleniyorum, ben kalkayım hocam diyorum ya o da ne ereksiyon gayet müspet. Kalkamam, dalmışım hocam ne diyoduk? diyorum. Ama pek iyi bakmıyor şimdi. Lan yoksa bişi yaptım mı diyorum, önce beşiktaş kadrosunu saymalıyım. Değil ilk onbir 7 yedek ve kadroya alınmayanlar dahi bir bir geliyor aklıma. Lan cm nelere kadirsin diye geçiriyorum içimden. Beynim bu sefer laftan anlıyor, hissedilir bir yumuşama. Bu sefer kesinlikle kalkmalıyım ordan, ben daha sonra geleyim, bir işim var ona yetişmeliyim diye bahane uyduruyorum ve hızla uzaklaşıyorum odadan.

Merdivenlerden inerken farkediyorum, kulaklarım alevler içinde. Kaçarak uzaklaşıyorum okuldan. Müzik diyorum ve takıyorum kulaklıkları, rastgele lan şarkı mı seçicem bir de şimdi diyorum; Rammstein- Buck Dich. mnsikkkym diyorum ve eve doğru yollanıyorum,.

Hiç yorum yok: